logo

Bir daha onun gibi bir adam gelecek mi?


Ali Yahya ÖZTÜRK
aliyahya@trabzongundem.com

Bir daha onun gibi bir adam gelecek mi?

Geçen yıl yine bu zamanlar bu soruyu sormuştum.

Ölümünün 25. yılında bir kez daha rahmetle anıyorum..

Geçen yıl ki yazımı tekrardan sizlerle paylaşmak istiyorum..

Buyurun..

***

Elektrik mühendisi profesör, 46, 47. ve 48. Hükümetler de görev almış siyasetçi ve devlet adamı.

1949 yılında Trabzon’un Köprübaşı ilçesi Beşköy beldesi Yılmazlar köyünde dünyaya geldi.

İlk ve ortaokulu köyünde okudu.

Daha İlkokul yıllarında Milliyet gazetesinin ilk olarak yaptığı bilgi yarışmasında Türkiye birincisi oldu.

TÜBİTAK bursuyla girdiği İstanbul Kabataş Lisesi’nden 1966’da dönem birincisi olarak mezun oldu.

Üniversite sınavını da 180 sorunun tam birincilikle kazandı ve İstanbul Fen Fakültesinde başlayan Üniversite hayatı, Milli Eğitim Bakanlığı bursuyla eğitimine ABD’de Indiana’daki Purdue Üniversitesinde devam etti.

Buradan 4 yıllık okulu 2,5 yılda bitirerek elektrik mühendisi olarak mezun oldu. ABD’de öğrencilik yıllarında, okul yemekhanesinde çalıştı, bulaşıkçılık hatta öğrenci yurdunda aşçılık yaptı.

Missouri Üniversitesi’nde doktora yaptı. 1975 de Missouri Üniversitesi’nde bir süre asistan profesör olarak çalışmalarına devam etti.

1976’da vatani görevini yerine getirmek için geçici olarak Türkiye’ye döndü.

Okul döneminde gösterdiği başarısından dolayı kendisine yapılan çok büyük bir teklife ‘Vatanımın bana ihtiyacı var’ diyerek İstanbul’a, Kartal’a yerleşiyor ve Boğaziçi Üniversitesi’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başlıyor.

Daha önce Amerika’da bir gezide tanıştığı dönemin TPAO Genel Müdürü Korkut Özal, 1977 yılında İkinci MC Hükümetinde İçişleri Bakanı olunca, kendisini İçişleri Bakanlığı Teknik Danışmanlığında görevlendiriyor. Bakanlığın ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün bilgisayara geçiş çalışmalarını başlatan isim ta kendisiydi..

Ve hayat yolu bu şekilde Özal’larla birleşti. Danışmanlık göreviyle beraber siyasi hayata da adım atmış olur ve 12 Eylül’den sonra Turgut Özal’a Başbakan danışmanı olarak atanır.

1983’te Anavatan Partisi’nin 37 kurucusundan birisi ve ilk Genel Başkan Yardımcısı oldu.

1987 yılında İstanbul’dan milletvekili seçildi, 18. ve 19. Dönem İstanbul Milletvekilliği yaptı.

Genç yaşta yaptığı siyasi çalışmalar, dürüst kişiliği ve idealleri ile kısa sürede adından söz ettirdi.

1987’de Devlet Planlama Teşkilatı ve Hazineden sorumlu Devlet Bakanı oldu. Dönemin başbakanı Turgut Özal tarafından 1988 yılında Maliye Bakanlığı görevine getirildi.

Türkiye’de KDV’yi hesaplayan akıllı mini yazar kasa geliştiren ve bunun patentini alan bir dahiydi o..

Ülkede şu ana kadar hazırlanan ve devletin kasasında bulunan 3 Kürt Sorunu Raporundan birisi de ona aittir.

****

Bu ülkeden, şimdiye kadar binlerce milletvekili ve yüzlerce bakan geçti. Ama hangimizin aklına şöyle 10 tane unutulmayan bir isim gelir.

İşin aslı, milletvekili ya da bakan olmak veya bu görevleri uzun süre yapmak değil, “iz bırakacak” şekilde yapabilmek..

Gelip gidenlere bakıyoruz, yüzde 99’unun bırakınız izlerini gölgeleri dahi yok…

Bu ülkede iz bırakan, dürüst, çalışkan ve başarılı çok az isimden birisidir Adnan Kahveci…

Hangi siyasi görüşten olursa olsun, kimsenin kötü diyemediği ve diyemeyeceği, herkesin sevdiği ve takdir ettiği bir şahsiyettir o..

5 Şubat 1993 tarihinde ailesiyle birlikte seçim bölgesine giderken puslu bir kazada yok olup giden bir değer olarak ülke tarihindeki yerini aldı.

Ruhun şad olsun Trabzon’un yetiştirdiği Türkiye’ye kazandırdığı yeri doldurulamayacak olan güzel insan..

Mekanın cennet olsun Adnan Kahveci..

Unutulmayacaksın..

***************

Tek hayali kavurma

yiyecek kadar paraydı

O Türkiye’nin en alt sınıfından çıkıp devlet mevkilerine kadar çıkan başarı öyküsü de herkese örnek teşkil etmektedir.

Bakın kendi hikâyesini nasıl anlatmış o koca yürekli adam:

“Çocukluğumu Sürmene’de bir dağ köyünde geçirdim. Bizim köyde şehre inmek bile bir hayaldi. Bütün hayatımı köyde geçireceğimi zannederdim. Hayatımda dilediğim en büyük şey, istediğim kadar kavurma yiyecek kadar paraya sahip olmaktı. Orada biz, köyün güya hali vakti yerinde bir ailesiydik. Hiçbir zaman bırakın İstanbul’u ya da Ankara’yı, Trabzon’a bile gideceğimi düşünmezdim. Köyde iken ortaokula ve liseye gitmeyi bile hayal edemezdim. Devlet bursu olmasaydı herhalde üniversiteyi de okumam mümkün olmazdı.”

Ve devam ediyor:

“Türkiye’de en sevdiğim şey, en fakir çocuğun çalışkan olduğu sürece başarabiliyor ve yükselebiliyor olması. Türkiye’nin hayran olduğum tarafı budur. Kişinin zengin ya da fakir olması önemli değil, kişinin doğudan ya da batıdan olması da önemli değil. Fırsatlar çok şanslı olandan ziyade, çalışkan olanlara yüzünü gösterecektir.”

Elbisesi Sümerbank’tandı..

Trabzonluydu.

Takım elbisesi Sümerbank’tandı.

Maaşı yetmediğinden çocuklarını özel okuldan alıp devlet okuluna yazdırmıştı.

Özel işlerinde eski model ama kendinin olan aracını kullanırdı.

Uçak bileti pahalı olduğundan karayolunu tercih ederdi.

Tam bir devlet adamıydı.

Trafik kazasında öldüğünde bankada tek bir kuruşu yoktu. (Bakandı biliyorsunuz)

Evi kredi ile alındığından bankadan ipotekliydi, para toplanarak borç kapatıldı.

Nurlar içerisinde yat bu vatanın has evladı..

*****

YER KALIRSA KOYALIM..

İngilizce konuşan Kahveci

Özal’ın parti kurma çalışmaları sırasında, görüşmek için çağırdığı Bedrettin Dalan anlatıyor; Özal bana kurucu üyelik önerdiğinde, memnuniyetle kabul ettim. Orada enteresan bir anımız daha var. Adnan o zaman, sürekli Özal’ın yanındaydı ve gelen giden misafirlerle de ilgileniyordu. Bir ara Özal bana döndü “Ne içersin?” dedi. Ben, “Bir çay içerim” dedim. Adnan’a döndü; “Kahveci, bir çay söyler misin?” dedi. Kahveci, baktım Özal ile İngilizce konuşuyor. Eve döndüm, hanıma, “Yahu adam müthiş. Kahvecisi bile İngilizce konuşuyor” dedim. Sonradan, o kişinin Adnan Kahveci olduğunu öğrendim. (Mehmet Ali Birand – Soner Yalçın, The Özal, s.167-168).

Share
83 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

1+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yakışmadı Burak!

    25 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Yakışmadı Burak! Trabzonspor, düşme hattında bulunan Alanyaspor karşısında üç puan alarak Beşiktaş maçı öncesi moral buldu. Ancak oynanan futbol ilerisi için yine umut vermedi. Karşılaşmaya Bordo Mavili ekip tutuk başladı. İlk yarıda Jose Sosa’nın gayreti ile iki pozisyon bulsa da bu pozisyonlar sonuçsuz kaldı. Açıkçası Trabzonspor’u sahada izlerken nasıl bir futbol mantalitesi ve taktiği ile oynadığını anlamakta güçlük çekiyoruz. Oyuncular organizeli atak geliştirmekte zorlanıyorlar. Sahada ileri uçta golcü oyuncu Burak’ı topla ...
  • Kasım’da seçime hazır olun!

    24 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Kasım’da seçime hazır olun!   Normal koşullarda yerel seçimler Mart 2019’da, Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri ise 3 Kasım 2019’da yapılacak.. Ama normal koşullarda.. Türkiye’de hiçbir zaman normal koşullar mümkün olmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Metal yorgunluğu var” diyerek başlattığı teşkilat yenilenmesi ile başlayan süreç, belediye ve teşkilatlardan görevden almalar, atamalar, kongrelerle devam etti. Bunlar elbette 2019 seçimlerine yapılan bir hazırlıktı. Ancaakk.. MHP ile nihayete eren it...
  • Taraftar açıklama bekliyor Usta

    19 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Taraftar açıklama bekliyor Usta Sonunda olan oldu. Trabzonspor kendi seyircisi önünde Başakşehir’e mağlup oldu. Bazıları, beraberliklerle övünüyordu. Sonunda üst üste alınan 5 haftalık beraberlik serisi de bozulmuş oldu. Trabzonspor, karşılaşmanın ilk 10 dakikasına tempolu ve hızlı başladı. Karşılaşmanın ilk dakikalarında Jose Sosa’nın kendi ürettiği gol pozisyonundan yararlanamadı. Fırtına, ne yazık ki bu tempolu ve hızlı oyununu ne yazık ki 90 dakikaya yayamıyor. Buna Rıza Hoca da haftalarca bir çare bulamıyor. Baş...
  • Trabzonspor arıza veriyor!

    11 Şubat 2018 Köşe Yazıları

    Trabzonspor arıza veriyor! Trabzonspor, zorlu Gençlerbirliği deplasmanından yine puan kaybederek Bordo Mavili kulübe gönül verenleri bir kez daha üzdü. Ankara’da sadece üç puan kaçmadı UEFA Avrupa Ligi’ne katılma hayalleri de neredeyse suya düştü. Avrupa’ya katılmak mucizeye kaldı. Rıza Çalımbay, Gençlerbirliği maçında ileri uçta gol umudu olarak moralsiz ve motivasyonu dibe vurmuş olan Rodallega ile başladı. Rodallega, tıpkı Göztepe maçında olduğu gibi Gençlerbirliği maçında da adeta yokları oynadı. Ayakta durmakta güçlük çekti. Gi...